height="650"

Radyo Hayal Bahçe

ŞİİR etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bugün Yağmur Yağdı İstanbul'a  

Gönderen Hayal Bahçe

*

Image and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicclick to commentImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPicImage and video hosting by TinyPic

Bugün Yağmur Yağdı İstanbul'a
Biliyor musun bugün yağmur yağdı İstanbul'a
Yüzelli bin liraya taze simit aldığımız Fatih'e
Gezerken kendimizi kaybettiğimiz Sultanahmet'e
Mutluluğumuz için dua ettiğimiz Eyüp'e yağmur yağdı.

Biliyor musun bir yağmur neleri hatırlattı bana
Kadıköy'de Fenerbahçe'yi delicesine desteklediğimiz günleri
Yine yağmurlu bir günde gezdiğimiz Taksim'i
İlk gözgöze geldiğimiz Bakırköy'ü
İlk defa beraber yemek yediğimiz Çamlıca'yı
Ve ilk ayrıldığımız Üsküdar'ı.

Evet güzelim bugün yağmur yağdı İstanbul'a
Fatih'teki simitlerin üstüne
Beyazıt meydanındaki güvercinlerin üstüne
Çamlıca'daki adımızın kazılı olduğu ağacın üstüne
Ayasofya'nın yaldızlı kubbesine
Boğaz'ın mavi sularına
İstanbul'un toprağına, kalbimizin yaprağına yağmur yağdı.

Yğmur yağdı o pamuk ellerinle okşadığın saçlarıma
Yağmur yağdı bir zamanlar kilitlendiğin gözlerime
Yağmur yağdı hala senin tadını taşıyan dudaklarıma
Yağmur yazdı hala yalnızca senin adının yazdığı yüreğime
Yağmur yağdı buram buram sen kokan İstanbulum'un yüreğine.

Bilmem senin olduğun yerde de yağmur yağar mı
Senin olduğun yerler de böylesine hüzün kokar mı
Düşen her yağmur damlası sana da beni hatırlatır mı
Oradaki kuşlar da her yağmur yağdığında ağlar mı.

Sen de hatırla beni yağmur yağınca
Yağmurlu bir günde bir gece kumsalda yalnızsan
Ve ağlamak istiyorsan dalgalar boyu
Çekinme boşalt gözyaşlarını dibi görünmez okyanusa
Ve o anda anla ki;
Okyanusu okyanus yapan aşıkların gözyaşlarıdır.

Said Ertuğrul Işık

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

GÜLÜŞÜN EKLENİR KİMLİĞİME  

Gönderen Hayal Bahçe

*




AHMET TELLİ

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Gelmiş Bulundum  

Gönderen Hayal Bahçe

*





Gelmiş Bulundum

Ben mişim -neymiş- su sesiymiş
Oymuş -cam kırıkları gibi gövdemi yakan-
Yanağında sardunya kokusuyla yazdan
Kimmiş o gelen ya giden kimmiş
Bir yabancı mı, yoksa bir ermiş
Değilmiş, bir çağrı bile yokmuş uzaktan.


Güneş mi batarmış bir özel ismi bitirir gibi
Yanmış bir ağacın yaprakları mıymış kımıldayan
Ne kalmış bir önceden ya da bir sonradan
Kim koparmış dalından bu yabani incirleri
Ya kimmiş kıyıya çeken hayalet gemileri
Ne yazılmış nereye bu garip kargaşadan.


Yıldızlar, büyülü ülke adımı unutturan
Bir kaya, bir ot, bir akarsu
Hangi yaz şarkıcılarının ürpertili korosu
Ki bütün ölüleri sığa çıkaran
Ve kenti bir ölüm derinliğine salan
Yani bir gül solarken bir gülün açma korkusu.


Şiirler yazdım, kitaplar okudum
Elime bir bardak aldım, onu yeniden oydum
Derinlerde kaldım böyle bir zaman
Kim bulmuş ki yerini, kim ne anlamış sanki mutluluktan
Ey yağmur sonraları, loş bahçeler, akşam sefaları
Söyleşin benimle biraz bir kere gelmiş bulundum.



Edip Cansever

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

MAVİLERE UYANMAK  

Gönderen Hayal Bahçe

*


click to comment


MAVİLERE UYANMAK

yedi iklim geçer,
ağarıp solan güz ışıklarından
yalan pencerelere doğru...

uykularda olur ne olursa
yangınlar,
takvim ziyanları,
gömülü sevdalar...

iksir gibi yayılır
hücrelerimin rehavetine ıslaklığın
düş tüccarları ağır mesaidedir...

uykularda olur ne olursa,
talanlar
ve beton serinliği
inşaat halindeki aşkların...

uykularda ölür ne ölürse,
kıpırdayan su
gülümseyen yel...

yedi iklimin oralarda
kavalını kırmış bir çobandır
gökyüzü,
aklında new orleans
heybesinde caz!

yedi iklimin
bar olduğu yerdedir uykunun
alkol imparatorluğu
kalabalık avındadır bakışlar...

uykularda olur ne olursa,
bitmez efkar kırları
bazı saçlarda
ve ölüm gibi suskunluklar açar
derin kuyularda...

ve şaka gibi
ve sarsak sarsak
ve kımıl kımıl
bir yaşamaktır
MAVİLERE UYANMAK
en kesif karanlıklara kafa tutan
gözlerinin mavisine kuşanmak...

senin kanatların var,
benim köylü yüreğim...
operada tezek kokusu
bu şehirdeki varlığım! ..
beni taşıyacak vesaitim yok
bu caddeüstü sevdada
ellerinden gayrı..
'gayrı dayanamam ben bu hasrete'
ya beni de yitir
ya sen de git
beni götürdüğün yere...
türküleri sev
yalan kahkahalardan uzak dur
canımın suyuyla yıka ellerini..
aklımın maharetiyle giydir
en mavi yerlerini...

senin adın
buzul mavisi!
çünkü mavilerde uyur,
benden sana geçen
sende beni kalkındıran ne varsa!
sevdiğim, açlığımın uzak ufku,
her sabah;
güneşten ne zaman işaret alırsan
ne zaman dar gelirse soluğun
böyle uzun sarılmaklara,
fikrini kurcalarsa eğer
açık korkular,
işte o zaman
mavilere,
mavilere
uyandır beni...

Yılmaz Erdoğan

click to comment


EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

BİR TUTKUNUN TÜRKÜSÜ  

Gönderen Hayal Bahçe

*





Bir tutkunun türküsü

Neden onu görünce
Karışıyor ellerin birbirine
Onu görünce neden
Kendini bırakıp gidiyorsun giderken

Bırakıp gidiyorsun ve sende
Sevinç gibi bir acı koyuluyor
Öyle durup kalıyorsun gecende

Onu görünce sende neden
Bin tohum ekiliyor birdenbire
Birdenbire nice ürün kaldırılıyor
Onu görünce neden hızlanıyor
Suların akışı kendi kendine

O gidince neden başka birisin
Adın başka, susuşun başka, sesin başka
O gidince hiç kimse değilsin
Tükenmiş bir rüzgârsın ağaçta

Afşar Timuçin

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Hoşçakal Gülüm  

Gönderen Hayal Bahçe

*

Hoşcakal Gülüm

Giderken,
Tek kelimelik elvedana bile hazırdım.
Oysa sen;
Bir " hoşcakal " demeden çekip gittin. "

Ne düşler büyütmüştüm varlığında.
Oysa sen gitmeyi tercih ettin.
Ne acı besteler yaptım ruhumun gelgitlerinde.
En gururlu savaştı benimkisi.
Sensizlikte yaşarken
Yalnızlığında savaşmak..
Tek bir silahım vardı.
O da karanlıklarımı aydınlatan gözlerin.

İnan gittiğinde " kendime " adıma üzülmedim.
Hayatımın hiçbir döneminde,
Sevgide tamamlanmış bir resmim yoktu çünkü.
Oysa ben sana üzülür,
Sana tasalanırım amansız gecelerde.
Fırtınalarda hangi limanlara sığınırsın ?
Ayazlarda hangi ateşlerde ısınırsın ?
Bilemiyorum.
Ben, gidişine değil;
Yalnızlığımdaki ıslak gözlerine üzülürüm.

Kim bilir sen
Bu saatlerde kuş tüyü yatağında
Makyajsız düşlere gülümserken,
Ben ayrılığın en derin okyanuslarına gömülürüm.
Çırpındıkça daha çok boğulurum yalnızlığında.

Şimdilerde,
Sensiz bu yüreğe ,
Yoksulların acı yüzüne çizilmiş hüzünler doluyor.
Bir cehennem ateşinde yanıyor anılarım.
Bir de biri bitmeden diğeri yakılan sigaralarım.
Umutsuz değildim asla.
Ama o " veda etmeden " gidişinden sonra.
Her rüzgar içimi soğuttu.
Her nefes beni yalnızlıkla avuttu.
Gelmeyeceğini bile bile
Yüreğimi sarkıttım umut kuyularına.
Bir avuç su ile hasretini söndürecekken
Meğer kova kova " hasret yangınlarını" çekmişim.

Mutluysan eğer bensiz,
Can çekişen kelebekler bile kanatlanmaya hazır.
Sönmüş yıldızlarım ise parlamaya.
Ne diyebilirim ki;
Ben seni ölümüne sevmiştim.
Oysa sen;
Gidişinde bir kelimeyi çok gördün bana.
Şimdi teninde haram eller dolaşırken
Yüreğim ketum yalnızlığınla savaşırken
Söylemediklerine gebe kalmış kelimeyi
Dudaklarımda kanatarak söylüyorum;
" Hoşcakal gülüm."

İSMAİL SARIGENE

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Tut ellerimden  

Gönderen Hayal Bahçe

*

take my hand Pictures, Images and Photos

TUT ELLERİMDEN

 

Sırat’tan incedir sevda köprüsü

Beraber geçelim tut ellerimden.

Niyet ak güvercin, vuslat gökyüzü

Beraber uçalım tut ellerimden

 

Gönüldeki birlik kalkandır dışa

Aldırma ayaza, yele, yağışa

Giden ilkbahara, gelecek kışa

Beraber göçelim tut ellerimden.

 

Birleşmek üzredir şafakla gurûp

Korku beklenilmez kapıda durup

İster zehir olsun, isterse şurup

Beraber içelim tut ellerimden.

 

Çağır hayallerin en ötesini

Yakından duyarsın aşkın sesini

Sonsuz mutluluğun penceresini

Beraber açalım tut ellerimden.

 

Hatırla kaybolan hatıraları

Elmastan ışıklı, altundan sarı

Zaman tortusundan işte onları

Beraber seçelim tut ellerimden.

 

Şüphe “başlangıç”tır, karar “nihayet”

Zamanı zamana etme şikayet

Kaçmak kurtuluştur diyorsan şayet

Beraber kaçalım tut ellerimden.

Abdurrahim Karakoç 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

ANLADIM  

Gönderen Hayal Bahçe

*



VİDEO'YU HAZIRLAYAN  KIZIM EZGİ'YE TEŞEKKÜR EDERİM

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

deli gönül...  

Gönderen Hayal Bahçe

*

click to comment

Deli gönül değme çaydan bulanmaz
Coşarsa dalgası kendinden olur
Derdsiz aşık diyar diyar dolanmaz
Gezdirir kavgası kendinden olur

Gönüle delidir demiştik baştan
Üşenmez borandan ıslanmaz yaştan
Boğulmaz denizden yenmez ateşten
Ateşi kor közü kendinden olur

Gönül bir deryadır dalgası dinmez
Her güzele meyil verip dost denmez
Taşıma su ile değirmen dönmez
Dökülür çarka su kendinden olur

Yüce dağlar ova gibi düzlenmez
Veysel muhannetten kerem gözlenmez
Tilki gölgesine arslan gizlenmez
Yiğidin gölgesi kendinden olur

 
AŞIK VEYSEL

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

beni unutma...  

Gönderen Hayal Bahçe

*

click to comment

Bir gün gelir de unuturmuş insan
En sevdiği hatıraları bile
Bari sen her gece yorgun sesiyle
Saat on ikiyi vurduğu zaman
Beni unutma

Çünkü ben her gece o saatlerde
Seni yaşar ve seni düşünürüm
Hayal içinde perişan yürürüm
Sen de karanlığın sustuğu yerde
Beni unutma

O saatlerde serpilir gülüşün
Bir avuç su gibi içime, ey yar
Senin de başında o çılgın rüzgar
Deli deli esiverirse bir gün
Beni unutma

Ben ayağımda çarık, elimde asa
Senin için şu yollara düşmüşüm
Senelerce sonra sana dönüşüm
Bir mahşer gününe de rastlasa
Beni unutma

Halâ duruyorsa yeşil elbisen
Onu bir gün benim için giy
Saksıdaki pembe karanfilde çiğ
Ve bahçende yorgun bir kuş görürsen
Beni unutma

Büyük acılara tutuştuğum gün
Çok uzaklarda da olsan yine gel
Bu ölürcesine sevdiğine gel
Ne olur Tanrıya kavuştuğum gün
Beni unutma

Ümit Yaşar Oğuzcan

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

gittin...  

Gönderen Hayal Bahçe

*


click to comment
Gittin...

Ben, arkandan sadece baktım.

Oysa; söyleyecek o kadar çok şeyim vardı ki...

"Gidersen iyiye dair ne varsa içimde yitireceğim hepsini.

Gidersen sönecek içimdeki ateş

ve bir daha hiç kimse yakamayacak.

Gidersen karanlığa mahkum edeceksin günlerimi

O karanlıkta yolumu kaybedeceğim" diyecektim sana.

Konuşamadım...

Gittin...

Gidişini görmemek için gözlerimi kapattım

Öylesine acıdıki içim, tutup koparsalardı kolumu

bacağımı bu kadar acı duymazdım.

Acım yaş olup akmalıydı gözlerimden.

Ağlayamadım...

Gittin...

Seni delicesine bir tutkuyla seviyordum oysa

Tutkum seninle olmaktı, tutkum teninde erimek,

tutkum hayatı seninle sadece paylaşmaktı.

Anlatamadım...

Gittin...

Gidişini önlemek için tutmak vardı ellerinden

Ellerim değil miydi her dokunuşumda seni ürperten?

Ürperdin yine biliyorum.

Bir kez dokunsam, bir kez tutsam ellerini

Gitmek için biriktirdiğin bütün cesaretin kaybolurdu.

Tutamadım

Gittin...

Bir yıkım gibiydi gidişin

Sen adım adım uzaklaşırken benden

Çöküp kaldı bedenim olduğu yere

Nice terk edişlere dayanan yürek bu kez yenilmişti

Bu kadar zayıf değildim ben kalkmalıydım.

Kalkamadım...

Gittin...

Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum

Hazırdım gidişine,

Kaçak zamanları yaşıyorduk

Zaman bitecek ve sen gidecektin

Bense, gidişinin ertesi günü

Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.

Başlayamadım...

Gittin...

Bir şey söyledin mi giderken?

"Kal" dememi istedin mi?

Son bir kez "seni seviyorum" dedin mi?

"Bekle beni döneceğim" diye umut verdin mi?

Beynim öylesine uğulduyorduki.

Duyamadım...

Gittin...

Nereye gittiğin önemli değildi

Binlerce kilometre uzakta da olsan,

iki metre ötemde de farketmiyordu.

Artık yoktun ve asıl bu düşünce beni felç ediyordu.

Kurtulmalıydım senden,

bu yokluk duygusundan kurtulmalıydım.

Kurtulamadım...

Gittin...

Unutulanların arasına katılmalıydım

Anıları bir sandığa koyup

hayatı bir yerinden yakalamalıydım.

Bu aşk noktalanmalıydı, bu sevdadan vazgeçmeliydim.

Yapamadım...

Gittin...

Bir okyanusun ortasında

tek küreği kaybolmuş sandalda

Dev dalgalarla boğuşan bir denizciyim şimdi.

Bil ki; sevmekten vazgeçmedim seni,

Bil ki; seninle birlikte sevdanı da taşıyacağım yüreğimde,

Bil ki; seni Unutamadım...

Mehmet Coşkundeniz

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

seni saklayacağım  

Gönderen Hayal Bahçe

*


click to comment

Seni saklayacağım inan
Yazdıklarımda, cizdiklerimde
Sarkılarımda, sozlerimde.

Sen kalacaksın kimse bilmeyecek
Ve kimseler gormeyecek seni,
Yasayacaksın gozlerimde.

Sen goreceksin duyacaksın
Parıldayan bir sevi sıcaklığı,
Uyuyacak, uyanacaksın.

Bakacaksın, benzemiyor
Gelen gunler gecenlere,
Dalacaksın.

Bir seviyi anlamak
Bir yasam harcamaktır,
Harcayacaksın.

Seni yasayacağım, anlatılmaz,
Yasayacağım gozlerimde;
Gozlerimde saklayacağım.

Bir gun, tam anlatmaya...
Bakacaksın,
Gozlerimi kapayacağım...
Anlayacaksın.
OZDEMİR ASAF

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

NASIL AŞK HİKAYESİ  

Gönderen Hayal Bahçe

*





Sevgilim bu nasıl aşk hikayesi
Ne sen varsın ne ben varım
Baktım senli benli sayfalara
Yazdığımız herşey yarım

Ne söz vermişiz tutmuşuz
Yemin etmiş unutmuşuz
Birbirimizden giderken bile
Konuşmamışız susmuşuz


Gelip kapına dayansam
Elimde bir demet çiçek
Ben özür dilerim sen affedersin
Perperişan gelirim kabul edersin
Sadece sarılıp birbirimize ağlayalım mı ne dersin ?

Ne söz vermişiz tutmuşuz
Yemin etmiş unutmuşuz
Birbirimizden giderken bile
Konuşmamışız susmuşuz

Sevgilim bu nasıl aşk hikayesi
Senli değil benli değil
Nasıl çekip gittik birbirimizden
Sebep neydi belli değil

Ne söz vermişiz tutmuşuz
Yemin etmiş unutmuşuz
Birbirimizden giderken bile
Konuşmamışız susmuşuz

Gelip kapına dayansam
Elimde bir demet çiçek
özür dilerim sen affedersin
Perperişan gelirim kabul edersin
Sadece sarılıp birbirimize ağlayalım mı ne dersin ?
Alıntı

click to comment

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

ÖZLEMEK  

Gönderen Hayal Bahçe

*

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

BİRDENBİRE  

Gönderen Hayal Bahçe

*


click to comment

BİRDENBİRE

Her şey birdenbire oldu.
Birdenbire vurdu gün ışığı yere;
Gökyüzü birdenbire oldu;
Mavi birdenbire.
Her şey birdenbire oldu;
Birdenbire tütmeye başladı duman topraktan;
Filiz birdenbire oldu, tomurcuk birdenbire.
Yemiş birdenbire oldu.

Birdenbire,
Birdenbire;
Her şey birdenbire oldu.
Kız birdenbire, oğlan birdenbire;
Yollar, kırlar, kediler, insanlar...
Aşk birdenbire oldu,
Sevinç birdenbire.
ORHAN VELİ KANIK

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

AYRILIK SEVDAYA DAHİL  

Gönderen Hayal Bahçe

*



AYRILIK SEVDAYA DAHİL

Açılmış sarmaşık gülleri kokularıyla baygın
En görkemli saatinde yıldız alacasının
Gizli bir yılan gibi yuvarlanmış içimde kader
Uzak bir telefonda ağlayan yağmurlu genç kadın
Rüzgar uzak karanlıklara sürmüş yıldızları
Mor kıvılcımlar geçiyor dağınık yalnızlığımdan
Onu çok arıyorum onu çok arıyorum
Heryerimde vücudumun ağır yanık sızıları
Bir yerlere yıldırım düşüyorum
Ayrıldığımızı hisettiğim an demirler eriyor hırsımdan
Ay ışığına batmış karabiber ağacları

Gümüş tozu gecenin ırmağında yüzüyor
Zambaklar yaseminler unutulmuş
Tedirgin gülümser
Çünkü ayrılık da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili

Hiç bir anı tek başına yaşayamazlar
Her an ötekisiyle birlikte herşey onunla ilgili
Telaşlı karanlıkta yumuşak yarasalar
Gittikçe genişleyen yakılmış ot kokusu
Yıldızlar inanılmayacak bir irilikte
Yansımalar tutmus bütün sahili
Çünkü ayrılmanın da vahşi bir tadı var
Öyle vahşi bir tad ki dayanılır gibi değil
Çünkü ayrılıklar da sevdaya dahil
Çünkü ayrılanlar hala sevgili

Yanlızlık hızla alçalan bulutlar karanlık bir ağırlık
Hava ağır, toprak ağır, yaprak ağır
Süt tozları yağıyor üstümüze
Özgürlüğümüz yoksa yalnızlığımız mıdır
Eflatuna çalar puslu lacivert bir sis kuşattı ormanı
Karanlık çöktü denize
Yanlızlık çakmak taşı gibi sert elmas gibi keskin
Ne yanına dönsen bir yerin kesilir fena kan kaybedersin
Kapını bir çalan olmadı mı hele elini bir tutan
Bilekleri bembeyaz kuğu boynu parmakları uzun ve ince
Sımsıcak bakışları suç ortağı kaçamak gülüşleri gizlice
Yalnızların en büyük sorunu
Tek başına özgürlük ne işe yarayacak
Bir türlü çözemedikleri
Bu ölü bir gezegenin soğuk tenhalığına
Benzemesin diye özgürlük
Mutlaka paylaşılacak suç ortağı bir sevgiliyle
Sanmıştık ki ikimiz yeryüzünde
Ancak birbirimiz için varız
İkimiz sanmıştık ki
Tek kişilik bir yalnızlığa bile rahatca sığarız
Hiç yanılmamışız
Her an düşüp düşüp kristal bir bardak gibi
Tuz parça kırılsak da hala içimizde o yanardağ ağzı
Hala kıpkızıl gülümseyen
Sanki ateşten bir tebessüm zehir zemberek
AŞKIMIZ

Attila İLHAN

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

YALNIZLIK PAYLAŞILMAZ...  

Gönderen Hayal Bahçe

*



click to comment


Yalnızlık Paylaşılmaz

Yalnızlık, yaşamda bir an,
Hep yeniden başlayan..
Dışından anlaşılmaz.

Ya da kocaman bir yalan,
Kovdukça kovalayan..
Paylaşılmaz.

Bir düşün'de beni sana ayıran
Yalnızlık paylaşılmaz
Paylaşılsa yalnızlık olmaz.

 

Özdemir Asaf

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

AYRILIKLAR-BİRLİKTELİKLER  

Gönderen Hayal Bahçe

*




ayrılıklar - birliktelikler

 

ayrılıklar da emek ister

birlikteliklerin istediği gibi

 

her ayrılık biraz gecikmiştir ama

 

kağıt üzerindedir  bazı ayrılıklar

kağıt üzerinde bile değilken bazı birliktelikler

 

hiçbir yerde yazmayabilir bazı  kopmaz ayrılıklar

her yerde yazarken çoktan kopmuş birliktelikler

 

silinmez izler kalabilir bazı ayrılıklardan

tek iz kalmazken bazı birlikteliklerden...


düş hekimi yalçın ergir 
 

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

NERDESİN SEVDAM  

Gönderen Hayal Bahçe

*



Nerdesin  sevdam

 
Neredesin ah sevdam nerelerdesin

Ama kararım kesin

Olmasan da yanımda seni sensiz yaşayacağım

Seninle olmayı sensiz başarabileceğim

Dedim ya deli bu yürek bir o kadarda çılgın

Nasıl mı?

Şiirler yazacağım yine ben sana

Yüreğine kazınan

Akşamları o sessiz karanlıklarda

Göğsüne yaslanacağım dizlerine uzanacağım belki de yokluğunun

Her zaman yaptığım gibi

Beraber uyuyakalacağım yokluğunla

Yüreğinden öpeceğim bu gece bir kez daha

Senin içini titretircesine

Bilemezsin ne çok özlemişim o yüreğini

Yaşıyorum doyasıya

Sarılıyorum öpüyorum

Dizlerimde yatırıp saçlarını okşuyorum yokluğunun

Birden içime bir ürperti gelince

Sende bana kıyamıyor

Ben üşüdükçe üstüme sen yağmaya başlıyorsun

Bilir misin?

Isınırım o an hem de öyle güzel ısıtır ki senin o yağışların

Dudaktan dudağa bir şiir misali

Derin uykulara dalsak diye mırıldanır dururum yokluğuna

Tek istediğim biz bu yollara koynumuzda yağmurla düştük

Zaman zaman yorgunduk, zaman zaman belki de üşüdük

Ama hiç yılmadık yüreğimizdeki o sevgiyle

Hep yürüdük.. Hep yürüdük

Bir de Aşk âşık olmuş ikimize içimizdeki bu sevgiye

Bu deli gönül bir sana âşık sana sevdalı

Bedenim senin yanında olsun diye isterken

Seni böylesine sevip böylesine özlerken

Neredesin ah sevdam nerelerdesin

 

Haluk Çetinkaya

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

AĞAÇ VE BEN  

Gönderen Hayal Bahçe

*






Sana ağaç diyorlar,

Bana ise insan,
Konuşsan konuşmasan,
Fark etmez, aldırmazlar…
Çünkü ne seni, ne de beni anlamazlar...

***

Zalim bir rüzgâr kırmış  dallarını ,
Kopartmış, fırlatmış sararan yapraklarını.
Susuz kuru kalmışsın, canın yanmış,
Belki de çok ağlamışsın.
Bilmiyorlar.
Sen, bir ağaçsın.
Kime ne! 
Rüzgârların önünde ,
Sürüklenirken yaprakların
Çiğneyip geçiyorlar,
Acını,  bilmiyorlar.
Canın yanmış, yanmamış,
Boynu bükük kalmışsın.
Sen bir ağaçsın.
Kime ne !


Sana ağaç diyorlar,
Bana ise insan,
Konuşsan konuşmasan,
Fark etmez, aldırmazlar…
Çünkü ne seni, ne de beni anlamazlar...


Sen durgun, ben ise suskun..
Sanki ikimizde yedik birer vurgun.
Ne olur sen, sen bari üzülme !
Ümit dolsun yüreğine …
Belki bir   başka  ilkbaharda
Kavuşacaksın yine,
o güzelim çiçeklerine ….


Rüzgâr sana dost olacak
Ay, göklerden gülümseyerek bakacak,
Bulutlar yağmur olup dallarından akacak, 
Buluşacaklar gölgende  sevgililer
İçinde isimleri yazılı kalpler çizecekler.
Sen şahit olacaksın,
nice aşk, sevgi sözcüklerine
Polenlerin dökülürken yerlere .


Üzülme,
sakın üzülme sessiz   arkadaşım,
Seni yalnız ben anlarım, bir de benim gibiler.
Hele  bir  düşün,
Bu dünyadan kimler gelip, göçtüler.
Bak yine sen buradasın.
Geçer,geçecektir elbet bu günler….
İşte, şimdilik bende buradayım.
Benim senden tek farkım ,
Sen ağaçsın,
Ben de insanım…



      Tünay Süer

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu